|
21.Yüzyılda Rekabet Gücü Yüksek Bir
Türkiye İçin Yeni
Yönelim Önerileri
1. Genel Türkiye ve Dünya
Değerlendirmesi
Türkiye, Avrupanın göbeğinde yer
almıyor. Çevresi uygar demokrasilerle çevrili bir Lüksemburg
değiliz. Türkiye, 20. yüzyıl boyunca ve günümüze kadar
Ortadoğu ve Balkanlar gibi dünyanın en sorunlu iki
bölgesinin tam ortasında yer almaktadır. Gelecekte de, yine
dünyanın en sorunlu bölgeleri olarak kalmaya aday olan bu
iki bölgenin tam ortasında yer alacaktır. Bunun yanı sıra,
soğuk savaş sonrası dönemde gelişen Yeni Dünya Düzeni
neyin olacağını ve ne zaman olacağını bilmenin çok zor
olduğu, her zamankinden daha dikkat çekici bir belirsizlik
ortamı doğurmuştur. Yeni tehditlerin belirsiz olduğu bu
süreçten Türkiye de etkilenmektedir ve daha da
etkilenecektir. Bu doğrultuda yeni sürecin özelliklerini,
yeni gelişen trendleri ve konjonktürü doğru algılamak ve
alternatif stratejileri oluşturmak önemlidir.
2.
Türkiye İçin Yeni Yönelim Önerileri
Türkiye için
yeni yönelim önerileri sıralanırken önce hayal gücünü de
işin içine katarak Gelecekte nasıl bir Türkiye olmalı?
sorusuna cevap aranırken, Türkiyedeki mevcut sorunlar ve
dünyada olup bitenler de göz önünde tutularak optimistçe bir
tablo çizilmeye çalışıldı. Daha sonra tabloyu gerçek kılacak
jeopolitik, teknopolitik ve ekonomik bakış açısı ile yönelim
önerileri sıralandı. Güçlü bir Türkiyeye giden yolda
uluslararası imajımızın güçlenmesine ve yenilenmesine ayrı
bir bölümde yer verildi.
2.1. Gelecek İçin Nasıl Bir Türkiye Hayal
Ediyoruz?
Gelecek İçin Nasıl Bir Türkiye
Hayal Ediyoruz? başlığı altında Türkiyede yapılması
gerekenler, iç dinamiklerde olması gereken dönüşümler ve
kurumlar bazında yenilikler, değişik güncel kaynaklar
incelenerek, biraz da içine hayal gücü katılarak
sıralandı.
2.1.1. Dijital Devlet, Vatandaş Dostu Devlet
Dünyanın bir tarafı inanılmaz bir hızla
dijitalleşirleşirken, diğer tarafı açlık sınırında
yaşıyor. Yoğun kabul gören görüşe göre,
dijitalleşebilecek her şey dijitalleşecektir. Türkiye
dijitalleşen tarafta yer almalıdır. Bu süreçte öne çıkan
kavramlar arasında olan vatandaş dostu ya da vatandaş
odaklı devlet olarak nitelendirilebilecek bu yeni devlet
yapısına giden yol, dijital yeniliklerle toplum
ihtiyaçlarını entegre edecek projeler ya da
dönüşümlerden geçmektedir.
2.1.2. Yarın
Bakanlığı, Gelecek Enstitüleri Türkiye de yarının
dünyasında etkin bir şekilde yer alabilmek için yarının
kurumlarını oluşturmalarıdır. Bu paralelde, Yarın
Bakanlığı kavramı gündeme getirilmelidir. Diğer yandan,
gelecek tasarımları yapacak, geleceği bugünden
değerlendirecek, siyasetten ekonomiye, eğitimden dış
ticarete değişik disiplinlere destek olacak Gelecek
Enstitüleri kurulmalıdır.
2.1.3 Verimli Tarım
Bugün tarımımız dünya devlerine göre çok verimsizdir.
Türkiyede verimli tarıma geçmek için öncelikle insan
kaynağının eğitilmesi, sonra da ortak bilgi havuzlarının
oluşturulması ve gelişkin metotların uygulamaya alınması
gerekmektedir.
2.1.4. Verimli Kamu Kuruluşları
Ülkemizde kamu kuruluşları, sistemin sonuç odaklı
olmaması, kaynakların etkin kullanılamaması, performansa
değerlendirmesinin olmaması gibi nedenlerden dolayı
verimsizdirler. Gerçekleştirilecek reformla, kamu
kuruluşlarımızın verimli, vatandaşa hizmet sunmaya
odaklı, sürekli kalite geliştirme yaklaşımlarını
benimsemiş, şeffaf bir yapıya kavuşması
hedeflenmelidir.
2.1.5. Online Yerel Yönetimler,
Online Milletvekilleri Dijital devlet yaklaşımını
pratiğe dökmenin belki daha olanaklı yolu, ilgili
uygulamaların yerel yönetimler bazında
gerçekleştirilmesidir. Gerekli yapısal düzenlemelerin
hayata geçirilmesi ve altyapının kurulması ile yerel
meclisler elektronik ortamı kullanarak, yerel bazda
gerçekleştirilmesi düşünülen yenilikleri, alınması
muhtemel kararları ilçe/belde sakinlerinin görüşüne
açabilir, ilgili beldenin ortak geleceği üzerine
tartışma platformları oluşturabilirler. Diğer yandan,
milletvekillerinin seçmenleri ile chat yaptıkları,
onların sorunlarını on-line dinledikleri, parlamentoda
olup bitenleri online olarak seçmenleri paylaştıkları
chat saatlerinin, tartışma gruplarının olması müşterek
demokrasiye giden önemli adımlar olacaktır.
2.1.6. Bölgesel Gelişim/Yenilik Merkezleri ve
Ağları: Bugün dünyanın değişik yerlerindeki bölgesel
kalkınma ve gelişim noktaları, kendi ülke ekonomilerine
büyük bir ivme katmaktadır. Dünya pazarını etkileyecek
bu tür bölgeler Türkiyede de oluşabilir. Neden Bursa
Avrupanın Detroiti olmasın? (Bkz: Teşvikler
Arttırılacak, Dış ticaret Müsteşarı Kürşad Tüzmenle
yapılan röportaj, Capital Dergisi, Haziran 2001) Neden
Karaman bisküvi üretiminde dünya çapında bir yenilik
merkezi olmasın? Neden İstanbul Balkanların yazılım
merkezi olmasın?
2.1.7. Etkin ve Çağın
Gereklerine Uygun Eğitim Sistemi ve Yeni İstihdam
Olanakları: . Ulusal kalkınmamızda en önemli itici güç
insan kaynağıdır. Ancak, dünyanın en genç nüfuslarından
birine sahip Türkiye, insan kaynağını etkin bir şekilde
eğitememektedir. Avrupada eğitim için kişi başına
ortalama 1000 dolardan fazla harcama yapılırken
Türkiyede ise sadece 112 dolar harcanmaktadır.(Kaynak:
OECD ve UNESCO yayınlarından 1996) Ortaya konulan
sorunların çözümü için eğitim alanında ve yeni iş
olanaklarının oluşturulmasında başarı sağlamış ülke
modelleri incelenmeli, uygun modeller geliştirilmelidir.
2.1.8. Geleceğin, Katılımcı ve Kendini Sürekli
Yenileyen Kurumlarının Oluşturulması; Gençlerin Yönetime
Katılımı Türkiye değişik senaryoları göz önünde tutarak,
kendi değerleri ile barışık, çevresindeki dengeleri de
göz önünde tutan, gençlerin de dahil olduğu yarının
kurumlarını oluşturmalıdır. Bu kurumlar dönemin
şartlarına uygun, kendini sürekli yenileyen, geçmişin
üstünlüklerini canlandıran, yarını bugünden yaratan,
ortak sinerjiyi yakalayan, duruma göre stratejiyi
büyüten ve stratejiye liderlik eden, güçlü liderlerin
yetişmesine olanak sağlayan kurumlar olmalıdır.
2.1.8. Kalite Anlayışının Yükseltilmesi Müşteri
Odaklı Yaklaşımlar Yıllardan beri süregelen
şikayetlerimizden biri de kalitesizliktir ya da diğer
bir deyişle yaşam kalitemizin seviyesinin düşük
olmasıdır. Oysa, kalite duygusu, yüksek kurumsal (ülke)
gücümüzün kaynağı olmalıdır. İş yapış biçimimizden
üretim biçimimize, hayatı algılayış ve yorumlayış
biçimimize, ürünlerimize, ticari ilişkilerimize kadar
kalite kaygısını kalite tutkusuna dönüştürmeliyiz. Bu
anlayış, okullarımızdan kışlaya, şirketlerimizden devlet
dairelerimize, STKlara ve bireylere yayılmalıdır.
2.2.Ulusal Uzgörü Anlayışının Yerleşmesi
Buraya kadar çizilen tablodaki dönüşümler
gerçekleşirken, rekabet gücü yüksek bir ülkeye dönüşme
yolunda en önce yapılması gereken bütün toplum
kesimlerinin üzerinde birleştikleri ulusal uzgörünün
ortaya konmasıdır.. Nasıl ki J.F.Kennedy 1963te
İnsanoğlu aya ayak basacaktır derken bütün Amerikalıları
heyecanlandıran uzgörüyü ortaya koymuşsa, Türkiyede de
bütün toplum kesimlerince benimsenen ve paylaşılan ortak
bir uzgörü ortaya konmalıdır. Ulusal uzgörü belirlendikten
sonraki aşamada aşağıdaki stratejik yönelimler ve
atılımlar önemlidir.
2.3.Jeopolitik Yönelimler
2.3.1. AB Üyeliği Dışındaki Alternatiflerin
Oluşturulması, Asyaya Yönelmek Türkiye AB üyeliği
dışındaki yönelimlerini ve alternatiflerini
oluşturmalıdır. Bunun yolu da bölgesel işbirliklerinden,
NAFTAya benzer yapılanmalara öncülük etmekten ve Asya
ülkelerine yönelmekten geçmektedir. Bununla birlikte hem
iki binli yıllardaki rekabet gücünü geliştirirken, hem
de Avrupa ile olan ilişkilerinde Türkiye, Asyalı-Batılı
kimliğini akıllıca kullanabilmelidir.
2.3.2.Çevre Ülkelerle Stratejik İşbirlikleri
Oluşturmak Soğuk savaş sonrası yeni dönemde, geçen
yüzyıl boyunca hakim olan jeopolitik odak noktası,
jeoekonomi yönüne kaymıştır. Bu da ülkeleri birbirlerine
daha bağlı duruma sokmuştur. Nasıl ki 2. Dünya
Savaşında yıkılıp yağmalanan Avrupa, elli yıl sonra
Almanyayı da içine alan birliğe dönüşebildiyse, Türkiye
de tarihten gelen gücünün ve dönemsel trendlerin
getirdiği üstünlüklerin değerinin bilincinde, ekonominin
belirleyici gücü doğrultusunda, daha önceki KEİT gibi
deneyimleri de göz önünde bulundurarak; komşuları ile
daha yapıcı ticari işbirlikleri ve işleyen yeni
yapılanmalar gerçekleştirebilmeli, bunlara öncülük
edebilmelidir.
2.4.Teknopolitik Yönelimler
2.4.1.İleri Teknoloji Ülkesi Türkiye Yeni dönem,
çok farklı yerlerde farklı teknolojilerin gelişimine
olanak tanımaktadır. Dolayısıyla, Türkiye gibi ülkelere
yeni fırsatlar doğmaktadır. Bu gelişmelerin paralelinde
de Sekizinci Beş Yıllık Planında Bilgi Toplumu-Türkiye
hedeflenmektedir. (Bkz: Hedef, bilgi toplumu olmak, 13
Haziran 2000, Finansal Forum Gazetesi). Böyle bir
dönüşüm sürecine örnek oluşturması bakımından İsrail
örnek vaka olarak ele alınmalıdır.
2.4.2.Gen
Teknolojilerine Yatırım ve Genetik Tarım Genetik
alanındaki gelişmelerin önemli değişimlere yol açacağı
geleceğe ilişkin yoğun kabul gören tahminlerdendir.
Biyoteknoloji alanındaki yenilikler Türkiye için hem
fırsatları hem de tehlikeleri bir arada
barındırmaktadır. Dolayısıyla genetik teknolojiler
konusundaki gelişmeler dikkatle izlenmelidir.
2.5.Ekonomik Yönelimler
2.5.1.Türkiyeye Daha Çok Yabancı Yatırım Çekmek
Türkiye, mevcut iç borç stoğu, yüksek bütçe açıkları ve
büyük altyapı projelerinin finansmanı nedeniyle yabancı
sermaye girişine eskisinden daha çok ihtiyaç
duymaktadır. Daha çok yabancı sermaye çekebilmemiz için
siyasi ve ekonomik güvensizliğin ortadan kaldırılması
gerekmektedir.
2.5.2.Girişimciliğin ve
KOBİlerin Teşvik Edilmesi, Ulus Ötesi Türk
Şirketlerinin Kurulması Türkiyenin yeni yüzyılda etkin
bir şekilde yer alabilmesi için girişimciliğin
güçlenmesi ve yatırımların artması gerekmektedir. Öte
yandan yeni istihdamların yaratılmasında ve dış
ticaretimizin güçlenmesinde KOBİlerin rolü yadsınamaz.
Dışa açılmada da ulusötesi Türk firmalarının
oluşturulması güçlü alternatif olarak
değerlendirilmelidir.
3. 2000li
Yıllarda Türkiye için Ülke İmajı Yaratma
Stratejileri
3.1.Değişik Ülkelerle Bilgi Paylaşım Ağları Kurmak
Gerek Türkiyenin kendini dünyaya anlatabilmesi, gerekse
bizim dünyayı daha iyi anlamamız bakımından değişik
ülkelerle işbirlikleri ve ortak proje üretimlerine altyapı
oluşturacak, ilgili ülkelerle sosyal bağları
kuvvetlendirecek üniversiteler, STKlar, şirketler, kültür
grupları, arasında bilgi paylaşım ağlarının kurulması
Türkiyenin imajını güçlendirmesi açısından
önemlidir.
3.2.Kültürel Tanıtım
Merkezleri/Kültürel Alışveriş
Merkezleri
"Kültürel alışveriş merkezi"nin
dünya metropollerinde kurulması, ülke ve ürün tanıtımımız
açısından yararlı olacaktır. Kültürel Alışveriş/Tanıtım
Merkezleri, sadece bir takım ürünleri sergilemeye olanak
tanıyan yerler olmakla kalmayıp, oraya gelenlerin zevkle
vakit geçirmek isteyebilecekleri yerler olarak
tasarlanmalıdır.
3.3.Dış Temsilciliklere İmaj
Görevlilerinin Atanması,
İmaj Çalışmalarını
Koordine Edecek Yapının Kurulması Ülkemiz tanıtım ve imaj
faaliyetlerinin daha profesyonel ve sonuç odaklı bir
şekilde ele alınmalıdır. Bu paralelde Türkiyenin tanıtım
faaliyetlerini ve yönelimlerini oluşturacak ve
yönlendirecek kurumsal yapının kurulması gerekmektedir.
Son derece profesyonel, imaj ve pazarlama konularında
yetkin kişilerden oluşacak bu kurumun tanıtım ve imaj
çalışmalarının planlanması, yürütülmesi ve koordine
edilmesinde kritik bir rol üstlenmelidir. 3.4.Gençlere
Hitap Eden Ülke Olmak Avrupanın ve dünyanın bir bakıma
kabuk değiştirmesi, Türkiyenin yeni yüzyılda kendini
dünyaya daha iyi anlatabilmesi için fırsattır. Her şeyden
önce Türkiye, gençlere hitap eden ülke olmayı
hedeflemelidir. Bu çerçevede ülkemiz gençleri ile yabancı
yaşıtlarını bir araya getiren kamplar, değişim
programları, festivaller gibi sosyal içerikli
programlarla, proje yarışmaları gibi teknik içerikli
organizasyonlar desteklenmeli, ortak etkileşimlere ve
karşılıklı olarak kültürleri tanımaya yönelik programlara
yoğun destek verilmelidir.
3.5.İstanbulun ve
Sporun Önemi
(İstanbulda Olimpiyat) Tutarlı
ve uygulanabilir yaklaşımlarla, emeğin ve sermayenin
serbest dolaşımlarına dair eğilimleri de göz önünde
tutarak, İstanbul şimdikinden daha güçlü bölgesel güç ve
bir cazibe merkezi olabilir. Bu çerçevede, İstanbulun
olimpiyat adaylığı uluslararası kamuoyunda daha güçlü ve
etkin tanıtımlarla yapılmalıdır.
3.6.Yurtdışına
Beyin Göçünün Etkin Şekilde Kullanılması
Yetişmiş insan gücümüzü kaybetmemiz üzüntü
vericidir, ancak yeni dönemde göç eden vatandaşlarımız
ülkemizin etkin bir şekilde tanıtılmasında, Avrupada
yerleşegelmiş klasik Türk imajının dışında bambaşka bir
görünüm çizerek, ülkemizin yeni yüzünün etkin şekilde
tanıtılmasına olumlu etki yapacaklardır.
3.7.Entelektüel Mülkiyet Yasasını İlk
Uygulamaya Alan Ülke Olarak Uluslararası Kamuoyunda
Öncülük Görevi Üstlenmek
Yeni yüzyılla
birlikte yeni bir ülke imajı yaratmayı amaçlayan Türkiye
de bir öncülük yaparak Fikri Mülkiyet Yasasını
uygulamaya koyan ilk ülke olabilir; Entelektüel
Mülkiyetin korunması ve gelişimini amaçlayan enstitülerin
kurulmasına öncülük edebilir. Bu uygulamalar Türkiyeyi
bölgesinde örnek model haline dönüştürecek olup, dünya
sahnesine bizi farklı bir imajla çıkaracaktır. (Fikri
Mülkiyet kavramı konusunda kaynak: Alvin Tofflerin 9.
Ulusal Kalite Kongresindeki sunuşu, 21 Kasım 2000)
4. Sonuç: Geleceğe Uzanan Ülke,
Türkiye Türkiye, hangi doğa ve siyaset coğrafyası
içinde olduğunu bilen beyinlerin çizdiği gerçekçi
stratejilerle geleceğini şekillendirmeye çalışmalıdır. Dünü
ve bugünü iyi analiz edip, gelişmeleri ve değişimleri doğru
yorumlayarak geleceğe uzanmalıyız. Bunu da kısa dönemli
deterministik kestirimlerin yerine, dinamik modellemelerle,
alternatif geleceklerimizi çizerek, değişik senaryoları
oluşturarak yapmalıyız. Kısacası uzgörü yapmalıyız.
21.yüzyılda güçlü Türkiyenin inşası sürecinde, dış
ticaretimize kaldıraç etkisi yapacak şekilde imaj ve tanıtım
çalışmalarını yürütmek kritik bir önem taşımaktadır. Ülkeler
hakkında tarihsel süreçten gelen önyargıları, imajları
değiştirmek zor olsa da, çabalarımız insanları
etkileyebilecek, yaşam biçimlerine olumlu katkı yapacak yeni
temalar, imgeler yaratmak üzerine yoğunlaşılmalıdır.
Bu
makale 8-9 Haziran'da
Şile'de düzenlenen Ekonomistler Forumu
çerçevesinde düzenlenen Makale Yarışmasında
kazanan 3 eserden
birinciliği kazananın
özetidir.www.turk.ineternet.com
sitesinden alıntı
yapılmıştır.
Hüseyin Güler İTÜ Savunma Teknolojileri Anabilim
Dalı Strateji Geliştirme Teknolojileri
Programı
|