|
Türkiye 24 Ocak 1980 de
aldığı kararla dış
dünyaya açılmayı
benimsemiştir.Bu tarihte
Başbakan Süleyman
Demirel idi programın
mimarı ise Turgut
Özal'dır.1980-2000
yılları arasında artarak
devam eden
küreselleşmeye uyum
sağlama çabaları hala
devam
etmektedir.Liberalleştirilmeler
özellikle şu sektörlerde
yoğunlaştırılmıştır:
- Dış Ticaret
- Finansal Sektör
- Sermaye Hareketleri
(89 yılında çıkarılan
yasalarla politika
belirleme ortamının tüm
özelliklerini
değiştirdi)
Ticarette
Libarelleşme
60-70 lerde temel
ekonomik kalkınma
stratejisi ithal-ikameci
politikalardı.Bu dönemde
TL aşırı
değerliydi.Liberalleşmeyle
birlikte yurtdışından
sağlanan krediler ara
malların ithalatını
arttı.Kamu yükü
azaldı.Bu dönemde TL
değer kaybetmesine
karşılık sürdürülebilir
yapıdaydı.İç talep
azaltılarak ihracatın
gelişmesine uygun ortam
hazırlandı.Bu tür
yatırımlar reform
sürecini
kolaylaştırmıştır.
- İhracat Teşviklerinin
ve Sübvansiyonların
Genişletilmesi
80-88 arasında TL'nin
değer kaybına izin
verildi.TL Satın Alma
Gücü Paritesinin
üzerindeydi.İhracatçılara
vergi iadesi yoluyla
doğrudan ödeme
yapılmıştır.85 de GATT(gümrük
tarifi ve ticareti
Anlaşması) ile vergi
dışı fonlardan da gelir
sağlanıyordu.ihraç
mallar için kredide
kolaylık,ithalata vergi
muafiyeti ve kurumlar
vergisi indirimi
destekleri sağlanmıştır.
- İthalatta Liberalleşme
ve Dış Ticarette
Korumacılık
AB ile uyum çerçevesinde
gelişme gösteren
İthalatta libarelleşme
1950(GATT üyeliği)1963
Ankara Anlaşması
çerçevesinde
gelişmiştir.94 de
Türkiye Patent Enstitüsü
kurulmuştur.1995 de DTÖ(Dünya
Ticaret Örgütü) ne üye
olmuş,96 da Gümrük
Bİrliği'ni kabul
etmiştir.GB çerçevesinde
EFTA(Avrupa Serbest
Ticaret Topuluğu)ile
ithalatta koruma oranı
%6 iken %0 a
düşürüldü.2001 den
itibaren özel mallara da
(oto,deri vb.)AB ile
paralel gümrükler
uygulanmaya
başlanmıştır.
Finansal
Liberalleşme
-Döviz Kuru
Politikasının Değişmesi
80 öncesi sabit döviz
kuru var idi.81 de
itibaren MB günlük
ayarlamalara başladı.82
de bankalara döviz
işlemleri için izin
verildi.84 den itibaren
ise döviz işlemleri
tamamen serbest
bırakılmıştır.
-Faiz Oranları Üzerinde
Devlet Denetiminin
Kaldırılması
80 lere kadar mevduat ve
kredi faizini hükümet
kontrol
ediyordu.Enflasyonun
yüksek olması nedeni ile
reel faizin (-)
seviyelerde bulunması
finansal piyasalarda
paranın dövize ve
paralel piyasalara
kaymasına neden oldu.24
Ocak kararlarıyla
faizlere konan tavanlar
kaldırıldı.Ancak
bankalar yaptıkları
centilmenlik
anlaşmalarıyla yüksek
mevduat faizi
engellemişleridir.Böylece
küçük bankaların
iflasına neden olarak
bankerler krizi diye
anılan olaylara
sebebiyet teşkil
etmişlerdir.83-87
arasında yetkiyi tekrar
devralan MB 88 de tekrar
faizi serbest
bırakmıştır.
-Sermaye Piyasası Kanunu
81 de çıkarıldı.82 de
ise Sermaye Piyasası
Kurulu kurularak Sermaye
piyasalarında etkinlik
aranmaya başlandı.
- Devlet İç Borçlanma
Senetleri İhalelerine
Başlanması(DİBS)
94 e kadar finansal
açıklar bütçe ödeneğinin
%15 ine kadar olan kısmı
MB kısa vadeli avanslar
veriyordu.bu oran 96 de
%10 98 de %3 2001 de %0
a düşürüldü.85 de ilk
devlet tahvili ve
bonoları çıkarılarak
DİBS piyasaya girdi.
- MB Bünyesinde
Piyasaların Kurulması
86 da DİBS İMKB de
ikinci el olarak işlem
görmeye başladı.86 da MB
para politikasını
değiştirdi.Bankacılık
sisteminin toplam
rezervlerini kontrol ve
denetlenmesi yoluyla
para arzını kontrol
etmiştir.Bankalararası
para piyasası denetim
altına alındı.MB 87 den
itibaren açık piyasa
işlemlerine
başladı.Amacı bankacılık
sisteminin likitide
düzeyini ayarlamak ve M1
i kontrol etmekti.88 de
döviz ve efektif
piyasalar açıldı.Amaç
döviz rezervlerinin
etkin kullanılması
idi.(2003 de sona
ermiştir.)
- Sermaye Hareketlerinin
Liberalleştirilmesi
89 da
tamamlanmıştır.Böylece
Yurt içi-dışı sermaye
hareketleri
(döviz,menkul kıymet vs)
tamamen serbest hale
geldi.
-Bankacılık Sektörüne
İlişkin Reformlar ve
Düzenlemeler
83 de TMSF kuruldu.85 de
bankalar kanunu
çıkarıldı.Amacı yapısal
sorunların çözümü ve
yasal altyapının
oluşturulması idi.99 da
tekrar düzenlenen
bankalar kanunun amacı
ise bankaların finansal
yapılarının denetim
mekanizmasının
güçlendirilmesidir.99 da
BDDK kuruldu.
80 den bu yana
Makroekonomik
gelişmelere şöyle bir
göz attığımızda;
İhracat:80 ->3 Milyar$
00 ->28 Milyar$
İthalat:80 ->8 Milyar$
00 ->54 Milyar$
80-01 yılları arasında
17 Milyar$ yabancı
yatırım
geldi.Enflasyonda ise
son 20 yıl
ortalaması(80-00) %58
dir.Türkiye son 20 yılda
uluslararası sisteme
yeteri kadar entegre
olamamış ve
küreselleşmeden yeteri
kadar
faydalanamamıştır.Ancak
önemli adımların
atıldığı da bir
gerçektir.Türkiye'nin
küreselleşmeye yeteri
kadar uyum
sağlayamamasının altında
yatan nedenler temelde
yönetim
becerisizlikleridir.Koalisyon
istikrarsızlığı
enflasyonu
körüklemiştir.Yetersiz
altyapıyla başlanan
liberalleşme
dalgalanmalar
göstermiştir.80-90
yılları arasında ticari
alanda kırılma yaşayan
Türkiye 90-02 yılları
arasında da finansal
kırılmalarla iki önemli
yükü üzerinden atmış
gözükmektedir.Kamunun
piyasalardaki yükü
hafiflemedikçe
ekonominin rayına
oturması beklenemez bu
ise istikrarlı bir
hükümetle mümkündür.Şu
halde bir dahaki
seçimlerde de tek başına
bir iktidar gelirse o
hükümetin sonunda
Türkiye de taşların
yerine oturacağı tahmini
gerçekçi olacaktır.
Salih Polat
www.tcmb.gov.tr
sitesinden
yararlanılmıştır.
|