|
İçindekiler
GİRİŞ
HEDEF MALİYETLEME
1.1.
Hedef Maliyetleme
Kavramı
1.2.
Neden Hedef Maliyetleme?
1.2.1.
Geleneksel Maliyet
Sisteminin Aksaklıkları
1.3.
Hedef Maliyetleme Süreci
1.3.1.
Pazar Güdümlü
Maliyetleme
1.3.2.
Ürün Düzeyinde
Maliyetleme
1.3.3.
Parça Düzeyinde
Maliyetleme
1.4.
Değer Mühendisliği
1.5.
Hedef Maliyetlemenin
Kullanıldığı Alanlar
1.6.
Hedef
Maliyetlemenin
Uygulamasında
Karşılaşılan Sorunlar
1.7.
Hedef
Maliyetlemenin Başarı
Koşulları
1.8.
Hedef
Maliyetlemenin Toyota
Firmasında Kullanımı
1.8.1.
Ürün Planlaması
1.8.2.
Ürün Tasarımı
1.8.3.
Ön Üretim Aşaması
1.8.4.
Üretim Aşaması
1.9.
Hedef
Maliyetlemenin Türk
Hazır Giyim Sektöründe
Kullanımı
SONUÇ
GİRİŞ
Uluslararası rekabetin
gittikçe arttığı
çağımızda teknolojik
gelişmeler paralelinde
geliştirilen Esnek
Üretim Sistemleri ile
yaratılan mamul ve
hizmetlere dolaysız
yüklenebilen
maliyetlerin payı
azalırken, dolaylı
maliyetlerin payı ve
çeşitliliği artmıştır.
Dolaylı maliyetler
içinde bir yandan sabit
maliyetlerin payı
artarken, esnek üretim
sistemlerinin gereği
olan yeni faaliyetlerin
maliyetleri önem
kazanmıştır.
Esnek üretim
teknolojisinin
maliyetler üzerindeki
etkileri 1980li
yıllarda çeşitli
araştırmalara konu
olmuştur. Maliyet
Yönetimi olarak ortaya
çıkan yaklaşım bu tür
etkileri
araştırmaktadır.Bu
yöntemde üç temel amacın
öne çıktığı
görülmektedir.
1.
Global rekabet
ortamında doğru kararlar
alabilmek.
2.
Kaynak
kullanımında etkinliğin
sağlanması.
3.
Mamul ve hizmet
maliyetlerinin daha
sağlıklı hesaplanmasına
yönelik yaklaşımlar.
Bu araştırma son amaç
üzerine
yoğunlaşmaktadır.Bu
amacın çıkış noktası,
geleneksel maliyet
yöntemlerinin bugünkü
üretim koşulları
karşısındaki
yetersizliğidir. Çünkü
Esnek Üretim
Sistemlerinin en önemli
özelliği, kısa sürede,
kaliteli ve çok çeşitli
mamuller
üretebilmesidir. Bu
durum firmaların
piyasada oluşan talep
değişikliklerine uyum
yeteneğini artırmış,
dolayısıyla
karlılıklarını olumlu
etkilemiştir
Firmalar açısından
ortaya çıkan bu değişim
süreci toplam maliyetler
içinde mamul birimlerine
dolaysız yüklenebilen
maliyetleri azaltmış,
dolaylı maliyetlerin
payını artırmıştır.
Dolayısıyla bu süreçte
temel sorun, yükselen
dolaylı maliyetlerin
artan mamul çeşitleri
arasında nasıl
dağıtılacağı sorunu
olarak ortaya
çıkmaktadır. Söz konusu
dolaylı maliyetlerin
önemli bir kısmı yeni
teknolojik yatırımlardan
doğan sabit maliyetleri
oluşturmaktadır.
Maliyet Yönetimi
yaklaşımında daha
sağlıklı birim maliyet
hesaplanabilmesi için
önerilen başlıca
yöntemleri şöyle
sıralayabiliriz.
1.
Faaliyet Tabanlı
Maliyet Yöntemi (ABC-
Activity based costing)
2.
Hedef Fiyata
Yönelik Maliyetleme
Yöntemi (TC- Target
costing)
Bu
araştırmanın konusunu
Hedef Maliyetleme(TC)
oluşturacaktır.
Anlatılan süreçte hedef
maliyetlemeyi ortaya
çıkaran, faaliyet
ortamında gerçekleşen
iki önemli değişim
vardır.
Birincisi,maliyet
yapısında meydana gelen
değişiklere bağlı olarak
kısa dönemde sabit
maliyetlerin artmasıdır.
Bu değişim
yöneticilerin,
maliyet-hacim-kar ve
başabaş analizi gibi
klasik araçları tekrar
gözden geçirmesine neden
olmuştur. Çünkü yüksek
seviyedeki otomasyon,
ürün maliyetlerinin ürün
geliştirme sürecinin
daha başında
belirleyebilmelerine
imkan sağlamış,
dolayısıyla ürün
maliyetlerinin üretim
safhasında belirgin bir
şekilde düşürülebilmesi
zorlaşmıştır. Bu nedenle
ürünün haya döngüsündeki
maliyetlerin çoğu henüz
tasarım aşaması
tamamlandığında
belirlenir olmuştur.
İkinci değişiklik ise,
talep ve arz
cephesindeki değişimlere
bağlı olarak,ürün hayat
döngüsünün kısalmasıdır.
Bu durum üretilen
ürünlerin piyasaya hızlı
bir şekilde ulaştırmanın
önemini artırmıştır.
Ürün hayat döngüsünün
gittikçe kısalmasına
bağlı olarak ürün
maliyetleri veya
kalitesinde meydana
gelen hataların
düzeltilmesi
zorlaşmıştır. Söz konusu
kontrol mekanizması
önceden ürün hayat
döngüsünün üretim
aşamasında
yoğunlaşmaktaydı.
Bütçeleme ve standart
maliyetleme maliyet
kontrol çalışmalarının
en çok rastlanılan
örneklerini
oluşturmaktaydı.
Söz konusu iki önemli
değişiklik sonucunda
yöneticiler,
maliyetlerle ilgili
olarak ürün hayat
döngüsünü gözden
geçirmenin gerekli
olduğunun farkına
varmışlardır.
1.
Hedef
Maliyetleme Yöntemi (TC-Target
costing)
1.1.
Hedef Maliyetleme
Kavramı
Hedef maliyetleme, yeni
bir ürünün üretim
yöntemleri tasarlanıp
oluşturulmadan önce, ilk
aşamalarda kullanılan
bir yöntemdir. Bu
yöntemde işlemler
müşteriye göre
yönlenmekte, üretim
tasarımı üzerinde
yoğunlaşmakta ve ürünün
tüm hayat döngüsüne
yayılmaktadır. Hedef
maliyetlemenin amacı,
istenen karı sağlayacak
üretim sürecini
oluşturmaktır.
Geleneksel fiyatlama
yaklaşımında (Cost Plus
Pricing) bir ürünün
fiyatı maliyetine
belirli bir kâr yüzdesi
ilave edilerek
bulunmaktadır. (Savaş,
2003, s.184)
F = C + p
F:
Fiyat,
C:
Maliyet,
p : Kâr miktarı
Hedef maliyetleme
yaklaşımı ise;
C = F - p
eşitliğine dayanır. Bu
eşitliği
Hedef Maliyet = Hedef
Fiyat - Beklenen Kar
biçiminde düşünebiliriz.
Hedef satış fiyatı ve
satış hacmi
müşterilerden elde
edilen bilgilerle ortaya
çıkar. Hedef kar ise,
tüm ürün hayat
döngüsünde istenen kâr
oranlarına bakılarak,
uzun vadeli karlılık
analizleri sonucunda
bulunur. Hedef maliyet
ise ikisi arasındaki
farkı oluşturur.
Hedef maliyetlemede
fiyat bilgisi
kullanılması, müşteri
odaklı düşünmeyi zorunlu
kılmaktadır. Bu baskı
olmazsa, ürünün kabul
edilebilir kalite ve
işlevsellik
seviyelerinde üretimini
gerçekleştirecek
maliyetten çok daha
düşük bir hedef maliyet
ortaya çıkabilir. O
halde hedef maliyetleme
ürün kalitesi ve
işlevsellikle ilgili
baskılara hesaba katmak
zorundadır.(Acar, 1998,
s.81)
Öte yandan karlılık
oranının düşmesi, üretim
planlama ve tasarım
aşamasında ürün
maliyetlerini dikkate
almamanın neticesidir.
Maliyetleri düşürmek
için, ürün hayat
döngüsünün planlama ve
tasarım aşamaları bir
sonraki aşama olan
üretim aşamasından daha
önemlidir. İşte hedef
maliyetleme, üretim
maliyetlerinin üretim
planlama aşamasından
başlayarak sistemli bir
şekilde düşürülmesi
işlemidir. (Coşkun,
2003, s.26)
Sonuçta hedef
maliyetleme, öngörülmüş
pazar payına ulaşmak
için belirlenmiş satış
fiyatının
kullanılmasıyla
hesaplanan pazar bazlı
maliyeti oluşturur.
(Doğan ve Hatipoğlu,
2004, s.101)
1.2.
Neden Hedef
Maliyetleme?
Hedef maliyetlemenin
kullanılmasında,
piyasa ve maliyetlerin
özelliği önemli rol
oynar. Artan rekabet
koşullarında firmalar
fiyatları kontrol
edememektedirler.
Rekabet ortamında
fiyatları belirleyen
piyasadır ve bunu göz
ardı eden işletmeler
için bu durum pahalıya
mal olur. Bu nedenle,
hedef maliyeti
hesaplamaya başlarken,
tahmin edilen piyasa
fiyatı göz önüne alınır.
Ürün maliyetlerinin rolü
ise planlama ve tasarım
aşamasında ortaya çıkar.
Bir ürün tasarlanıp
üretime gönderildikten
sonra, maliyeti önemli
ölçüde değiştirecek
çalışmalar
yapılamayabilir. Çünkü
bu aşamadan sonra
maliyetin türü
değişmektedir. Tasarım
aşamasında ucuz
parçaların kullanılması
veya yapım
işlemlerinin
basitleştirilmesi gibi
maliyeti düşürecek
yollar denenebilir.
Eğer işletme rekabet
ortamında piyasa
fiyatları ve üretim
maliyetlerini düşürmede
etkili değilse, tasarım
aşamasına
yoğunlaşmalıdır. Ürün
tasarlanırken,
müşteriye katma değer
sağladığı için ürünün
değerini artıran ve
dolayısıyla da
müşterinin ödemek
isteyeceği fiyatı
yükselten özellikler
eklenirken; maliyeti
artıracak diğer
özellikler
kaldırılabilir.
1.2.1.
Geleneksel
Maliyet Sisteminin
Aksaklıkları
§
Üretim
maliyetlerinin çoğu
üretimden önce
belirlenmektedir. Bu
nedenle,
üretim aşamasında yapılan maliyet düşürme
çalışmaları yanlış
yönlenebilir.
§
Geleneksel
maliyetlemede pazar
faktörü, maliyet
planlamasının bir
parçası değildir.
§
Maliyet
planlanmasında, değerler
zinciri ile çok az
ilgilenilir ya da
tamamen göz ardı
edilir.(Doğan, 1998,
s.205)
§
Ürün
fiyatlarının çoğu
maliyetler tarafından
değil de, piyasa
tarafından
belirlenmektedir. Bundan
dolayı, ürünün fiyatını
belirlemede sadece
maliyetin göz önüne
alınması, piyasaya
sunulan malın fiyatının
rekabet edememesi veya
makul olmayan düşük bir
düzeyde kar getirmesi
riskini doğurur.
§
Fiyatlar,
maliyet-artı yöntemiyle
belirlenmekte, ürünün
nihai fiyatı,
ancak,ürün pazara sunuş
aşamasına geldiğinde
belirlenebilmektedir. Bu
durum yanlış
fiyatlandırmaya neden
olabilir. Bu ise önemli
miktarlarda satış ve kar
kayıplarına yol
açabilir.(Aksoylu ve
Dursun, 2001, s.359)
§
Tasarlanan
özelliklerde maliyete
yer verilmemesi, ürünün
verimsiz bir
şekilde üretilmesi sonucunu verebilir.
§
İş
çevrelerindeki değişim,
daha fazla maliyetin
ürün planlama ve tasarım
aşamalarında belirlenebilmesine olanak sağlamıştır.
(Coşkun, 2003, s.27)
1.3.
Hedef Maliyetleme
Süreci
Hedef maliyetlemenin
etkili olabilmesi, çok
iyi kontrol edilen bir
süreci
takip etmesine bağlıdır.
Bu süreç üç bölümden
oluşmaktadır. Pazar
güdümlü maliyetleme,
Ürün düzeyinde
maliyetleme ve Parça
düzeyinde maliyetleme.
1.3.1.
Pazar Güdümlü
Maliyetleme
(Market-Driven
Costing)
Bu
aşamada piyasa
incelenerek,müşterinin
isteklerine ve ödemek
istediği fiyata
göre ürünün yenilenecek
özellikler belirlenir.
Böylece ürünün satış
fiyatı, hedeflenen kâr
miktarı ve ürünün hedef
maliyeti belirlenir. Bir
bütün olarak pazar
güdümlü hedef maliyet
yönetim süreçlerinin
yöneldiği amaç; yeni
ürünle ilgili piyasa
gerekliliklerini ve
firmanın stratejik
beklentilerini ürün
tasarımcılarına
aktarmaktır. (Savaş,
2003, s.184)
Pazar güdümlü
maliyetlemede piyasa
analizi önemli rol
oynamaktadır.
Pazar güdümlü
maliyetleme, müşteri
ihtiyaçlarına dikkat
etmekte ve olası
maliyeti belirleyerek,
maliyet baskısını ürün
tasarımcılarına
aktarmaktadır.
Sonuçta pazar güdümlü
maliyetleme, mamullerin
planlama ve tasarım
aşamalarında kullanılır.
Bu aşamalarda yoğunlaşan
yöntemin amacı, piyasada
oluşan fiyatlardan daha
düşük maliyetlerle
üretime olanak sağlayan
mamuller ve tekniklerin
geliştirilmesidir. Bu
aşamada mamul
programları ve üretim
tekniklerinin
belirlenmesi esastır.
Pazar güdümlü
maliyetlemeyi beş
aşamaya ayırabiliriz. Bu
aşamalardan ilk ikisi
firmanın tüm ürünlerini
kapsarken, son üç aşama
her bir yeni ürün için
uygulanmaktadır.
1. Firmanı uzun dönem satış ve kar hedeflerini
belirlemek.
2.
Maksimum karlılığa
ulaşmak için ürün
hatları planlamak.
3.
Ürünün hedef satış
fiyatını belirlemek.
4.
Firmanın üründen, uzun
vadedeki kar hedeflerine
ulaşması için, kazanması
gereken kar marjını
belirlemek.
5.
Hedef kar marjı ile
hedef satış fiyatının
arasındaki fark olan
olası maliyeti
hesaplamak.
1.3.2.
Ürün Düzeyinde
Maliyetleme
(Product Level
Target Costing)
Bu
aşamada ürün
tasarımcıları, firmanın
müşterilerini tatmin
edecek maliyetteki
ürünlerin geliştirilmesi
yolları üzerinde
çalışırlar. Ürün
düzeyinde maliyetleme,
ürün tasarımcılarının
yaratıcılığını ve
maliyet amacına tüm
yönleri ile
ulaşmalarını kontrol
altına alır.
Ürün düzeyinde
maliyetlemede nihai
hedef, pazar güdümlü
hedef maliyet
yönetim süreci ile
belirlenen hedef
maliyete fiilen
ulaşıldığını garanti
etmektir.
Yani fiili üretim
aşamasındaki
maliyetlerin kontrolü
standart maliyet
sistemleri ile
sağlanmaktadır.
Ürün düzeyinde
maliyetlemeyi üç aşamaya
ayırabiliriz:
1.
Ulaşılabilir ürün
düzeyinde maliyetin
belirlenmesi.
2.
Hedef maliyetleme
sürecini, hedef
maliyetin makul olduğu
anda ulaşılacağı
konusunda garantiye almak.
3.
Ürünün maliyetini hedef
maliyete, değer
mühendisliği ve diğer
mühendislik esaslı
maliyet düşürme
teknikleri kullanarak,
işlevsellikten ve
kaliteden taviz vermeden
ulaştırmak.(Coşkun,
2003, s.27)
1.3.3.
Parça
Düzeyinde Maliyetleme
(Component Level
Target Costing)
Bu
aşamada amaç, yeni
ürünle ilgili firmanın
stratejik tercihlerini
ve piyasa baskısını,
dışardan temin edilecek
ürün parçaları yoluyla
tedarikçilere aktarmak,
onların
yaratıcılıklarından
yararlanmak ve satın
alınacak ürün parçaları
için alış fiyatlarını
belirlemektir. (Savaş,
2003, s.185)
Parça düzeyinde
maliyetlemede maliyet
baskısı tedarikçilere
taşınmış olur.
Tedarikçiler, parçaları
firmaya sattıklarında
yeterli geliri elde
edebilmek için,
parçaların tasarımı ve
üretim yolları üzerinde
çalışmalar yaparlar. Bu
nedenle, parça düzeyinde
maliyetleme
tedarikçilerin
yaratıcılıklarını
geliştirmekte ve
alıcılara fayda
sağlamaktadır.
Parça düzeyinde
maliyetleme üç aşamadan
oluşur:
1. Ürün seviyesindeki maliyeti temel işlev
seviyelerine göre
ayırmak.
(Örneğin, bir
aracın temel işlevleri:
Motor, vites, ısıtma
sistemi, ses düzeni
gibi parçalardan
oluşmaktadır.)
2. Parça düzeyinde maliyetleri belirlemek.
3. Tedarikçileri yönetmek.
Hedef maliyetleme
süreci, Şekil 1de
görüldüğü gibi, tasarım
ekibi hedef maliyeti
yakalayan, bir planlanan
maliyet bulana kadar
devam etmektedir. Bu
süreçte tasarım ekibi
üzerinde büyük baskı
oluşmaktadır. Tasarım
ekibinin ortak amacı
hedef maliyete
ulaşmaktır. Hedef
maliyetin yeniden
belirlenmesi gibi bir
olasılık olmadığından
dolayı, bu ekip hedef
maliyete ulaşmadıkça
üretim aşamasına
geçilemez. Tasarım
ekibi, hedef
maliyetlemeye
ulaşabilmek için, değer
mühendisliği gibi
yöntemler
kullanmaktadır.(Coşkun,
2003, s.29)
Rekabetin artışıyla
fırsatları, tehditleri,
güçleri ve zafiyetleri
tanımlamak ve bunlardan
yararlanabilmek için
işletmeler artık,
birbiriyle etkileşim
içerisinde çalışan
fonksiyonel grupları
içeren bir ürün tasarım
ve geliştirme sürecini
uygulamaya koymaktadır.
Bu sistemin kritik
özelliği, üretim
aşamasından satış
sonrası hizmet aşamasına
kadar tüm aşamalarda
maliyetleri en aza
indirme üzerinde
odaklanmasıdır. Şekil
2de bu durumun
fonksiyonel ilişkisi ana
hatları ile
özetlenmektedir.(Aksoylu
ve Dursun, 2001, s.361)
1.4.
Değer
Mühendisliği
Değer mühendisliği,
müşteri beklentileri
olan mamul özellikleri
ve kaliteden taviz
vermeden, mamul
maliyetlerini düşürme
yollarının bulunması
için kullanılan bir
tekniktir.( Erol, 2002,
s.83)
Değer mühendisliğinin
özü, sistematik olarak
bir mamulün maliyetini
etkileyen tüm
faktörlerin incelenmesi
ve böylelikle de kabul
edilebilir maliyet ve
istenen kalite ve
güvenilirlik
standartları düzeyindeki
mamul hedeflerini
karşılayacak yöntemlerin
bulunmasına
dayanmaktadır.(Şakrak,
1998, s.317)
Değer mühendisliği,
değer analizi de
denilen, ürünün değerini
arttırmak için
ürün tasarımında
kullanılan, sistematik
takım esaslı bir
yaklaşımdır. Değer
mühendisliğinde değeri
arttırmanın iki yolu
vardır: İşlevleri sabit
tutarak maliyeti
düşürmek ve maliyeti
sabit tutarak işlevleri
arttırmak. Değer
mühendisliği,hammadde,
üretim süreci,
kullanılan işçilik
türleri ve satın alınan
veya üretilen tüm
parçalar da dahil olmak
üzere, ürünün tüm
bileşenlerine
bakmaktadır. Değer
zincirinde katma değer
oluşturan ve katma değer
oluşturmayan maliyetleri
birbirinden ayırmak da
önemlidir. Değer
mühendisliği, katma
değer oluşturmayan
faaliyetleri azaltmaya
çalışmaktadır.
Değer mühendisliği,
belirlenen hedef
maliyete iki yolla
ulaşır:
1.
Ürünün maliyetini
artıran ve
karmaşıklaştıran
gereksiz işlevleri
ortadan
kaldırarak.(işlevsel
analiz)
2.
Fonksiyonellikten taviz
vermeden, üretim ve
parça maliyetlerinin
düşürüldüğü yeni ürün
tasarısı
geliştirerek.(tasarım
analizi) (Coşkun, 2003,
ss.29-30)
1.5.
Hedef
Maliyetlemenin
Kullanıldığı Alanlar
Hedef maliyetlemenin
amacı her işletme için
farklı olabilir. Bu
hedefler piyasa
gerekleri temelinde
hedef maliyetlemeyi
ortaya çıkarır. Hedef
maliyetleme ise ürün
tasarımı ve geliştirme,
mevcut ürünlerin
maliyetini azaltma,
üretim süreci planlaması
ve endirekt alanlarda
verimlilik iyileştirmesi
gibi kullanım
alanlarında ortaya
çıkar.(Ertaş, 1998,
s.186)
Hedef maliyetleme çok
çeşitli parçayı
birleştirerek küçük
partiler halinde üreten
sanayi kollarında
kullanılabilir.İlk kez
1965 yılında Toyotada
uygulanmıştır.Hedef
maliyetleme özellikle
Japonyada yoğun bir
uygulama alanı
bulmuştur. Bu yöntem,
kesikli üretim sürecine,
kısmen kısa ürün hayat
döngüsüne ve düzenli
model değişiklerine
sahip firmalarca
geliştirilmiş ve
genellikle bu tip
firmalarca
uygulanmaktadır.
Hedef
maliyetleme Japonya
dışında bazı Amerikan ve
Avrupa şirketlerince de
uygulanmış ve bu
işletmelerin yerel ve
küresel pazarlardaki
başarısına önemli
katkılarda bulunduğu
gözlenmiştir. Ancak
yöntemin tüm
uygulamaları başarılı
olmamaktadır. Nitekim,
Fortune-500 (1995-1996)
listesindeki Amerikan
şirketleri üzerinde
yapılan bir araştırma,
sistemin Amerikadaki
uygulamalarının
genellikle başarısız
olduğunu göstermektedir.
Almanyada ilk
olarak otomotiv
sektöründe uygulanan
hedef maliyetleme
uygulamalarından
istenilen düzeyde başarı
elde edilemediği
gözlenmiştir. (Savaş,
2003, s.183)
1.6.
Hedef
Maliyetlemenin
Uygulamasında
Karşılaşılan Sorunlar
Hedef maliyetleme
fiyatları düşürmede
önemli bir araçtır.
Fakat uygulamada bazı
sorunlar doğabilir.
Değişken tahminlerin
güvenilirlik düzeyinin
düşmesi ile hedef
maliyetlemeden elde
edilen faydalar
azalabilir. Ürün
maliyetlerini,
fiyatlarını ve
hacimlerini tahminde
karşılaşılan zorluklar,
bu yöntemin etkisinin
azalmasına neden olur.
Belirsizliğin
artmasıyla,
değişkenlerin doğru
tahmin edilme oranı
düşer.Örneğin, çevresel
belirsizliklerin fazla
olması sonucu, hedef
fiyat ve hedef üretim
hacmi zorlukla tahmin
edilebilir. Fiyat ve
hacmin doğru olarak
tahmin edilememesinden
dolayı, hedef karı
belirlemek de zor
olacağından hedef
maliyetin ortaya
çıkarılması da sorun
olur.
Üretimdeki
belirsizliklerin fazla
olması, tahmini maliyeti
bulmayı, dolayısıyla da
tahmini maliyet ile
hedef maliyet arasındaki
farkı belirlemeyi
zorlaştırır.
Değişkenleri tahmin
etmenin bu kadar önemli
olmasından dolayı, hedef
maliyetleme model
değişikliği gibi basit
değişiklikler yapan
işletmelerde, köklü
değişiklikler
gerektiren ürünleri
üretenlere göre, daha
etkin olarak
kullanılabilmektedir.
Ürünlerin gelişim
aşamasında fiyat düşürme
için yapılan uygulamalar
sırasında geçen zaman
gecikmesi ürünün
piyasaya geç girişini
ortaya çıkarabilir. Bu
durum firmanın pazarlama
ve dağıtım aşamalarında
uygulayacağı
stratejileri zora
sokabilir ve bu nedenle
rekabet avantajını
kaybetmesine yol
açabilir.(Acar, 1998,
s.93)
Karşılaşılan bir diğer
zorluk da, müşteri
isteklerini belirlemek
ve buna göre ürün
özelliklerini
oluşturmaktır. Toplam
hedef maliyeti, bireysel
parçalar arasında
dağıtmak da ayrı bir
sorundur. Değer
mühendisliğinin amacı
dağıtılmış hedef
maliyeti esas almak
olduğundan, hedef
maliyetin oransal bir
şekilde dağıtılabilir
olması önem taşır.
Hedef fiyatı belirlerken
piyasa bilgilerinden
yararlanılır. Örneğin,
bir otomobil üreticisi,
Japonya ve Avrupa gibi
iki farklı piyasa için
aynı modelin iki farklı
çeşidini üretmek zorunda
kalabilir. Öte yandan,
örgüt yapısında
doğabilecek çatışmalar
da başka bir sorun
oluşturabilir. Örneğin,
bir otomobil tasarım
mühendisi,
pazarlamacının,
müşterileri yeni
otomobilleri ile
fotoğraflarını çekerek
bir albüm oluşturduğunu
duyduğunda öfkelenmiş ve
bizim saatlerce yorucu
çalışmalarımız sonucunda
aracın maliyetinden
düşürmeye çalıştığımız 3
doları, bir albüm yapmak
için boş yere harcıyor
diyerek tepkisini
göstermiştir.
(Coşkun, 2003, s.27)
1.7.
Hedef
Maliyetlemenin Başarı
Koşulları
Hedef maliyetleme üretim
ve pazarlama bölümleri
arasında etkin bir
koordinasyon ile
gerçekleşebilir. Çünkü
bir mamulün üretimine
geçilebilmesi için,
pazarlama bölümünün
önereceği hedef fiyat
ile üretim bölümünün
sağlayabileceği en düşük
maliyet arasındaki
olumlu farkın yönetim
bölümü tarafından bir
karar sürecinde
değerlendirilmesi
gereklidir. (Bursal ve
Ercan, 2002, ss.
489-490)
Hedef maliyetlemenin
başarıya ulaşması, aynı
değer zincirinin üyeleri
arasında yakın işbirliği
ve dayanışma tesisinin
öneminin kavranmasına,
sistemin ürün yaşam boyu
maliyetlerini (life
cycle cost) azaltıcı
etkisine, sistemin firma
kaynaklarının etkin
kullanımına yönelik
mükemmel katkısına ve
sistemin pazar payını
artırmadaki olumlu
katkısına bağlıdır.
(Savaş, 2003, s.184)
Hedef maliyetlemede
tedarikçiler, sürece
dahil edilerek stratejik
ortaklar olarak
değerlendirilmelidir.
Tedarikçilerle iyi
ilişkilerin kurulması ve
mümkünse daha az sayıda
tedarikçi ile
çalışılması stratejik
öneme sahiptir. Hızın
önemli olduğu yöntemde,
ürün ve üretim sürecinin
eş zamanlı olarak
tasarlanması, çatışan
parça ve faaliyetlerin
çabuk belirlenmesini
sağlayacaktır.
Hedef maliyetlemede
fiyat, müşterinin
istekleri ve ödemek
isteyeceği miktara göre
ayarlandığından, maliyet
azaltma çalışmalarının
da müşteriden elde
edilen bilgiler ışığında
yapılması gerekir. Bunun
gerçekleşmesi ise
işletmenin bilgi sağlama
sisteminin iyi olmasını
gerektirir.
Ürün tasarımı
yapılırken, eklenen her
ilave parçanın ek bir
maliyet getirdiği
düşünülerek, tasarımda
sadeliğe ve müşteri
isteklerine tam olarak
uymasına dikkat
edilmelidir. Ayrıca,
aynı işi görebilecek
parçalardan, daha düşük
maliyetli olanı tercih
edilmelidir.
Hedef maliyetleme ile
ilgili oluşturulan
ekibe, ürün geliştirme,
ürün mühendisliği, satın
alma, satış ve maliyet
kontrol bölümlerinden
çalışanlar da dahil
edilmelidir. Bu ekip,
hem çok işlevsel
olabilir hem de karar
alma sürecini kısaltarak
zamandan kazanç
sağlayabilir.Değişime ve
gelişmeye açık bir örgüt
kültürüne sahip
olunmalıdır. İşletme
kendini yenilemeli ve
hatalardan ders
almalıdır. Ayrıca,
örgütün bölümleri
arasındaki uyum da
yöntemin etkinliğini
artırabilir. (Coşkun,
2003, s.32)
1.8.
Hedef
Maliyetlemenin Toyota
Firmasında Kullanımı
Bu
yöntemin uygulamasını
görmek açısından, Toyota
Motor Corporation
firmasını inceleyelim.
Toyota firması,
Japonyanın en büyük
otomobil üreticisidir ve
hedef maliyetleme
sistemini, 1960larda
ilk olarak geliştiren
işletme olarak
bilinmektedir. Toyota
bünyesinde, her bir ürün
için maliyetlerin
nerelerde kısılabileceği
konusunda çalışmalar
yapan Maliyet Geliştirme
Kurulları kurulmuştur.
Toyota çalışanları, bu
kurullara 1973 yılında
110.000 ve 1974 yılında
da 400.000 adet maliyet
geliştirme önerisi
sunmuşlardır.
Toyota her bir otomobil
modeli için bir hedef
maliyet hesaplamaktadır.
Aynı fabrikada farklı
modeller üretildiğinden
ve aynı model ürünlerin
farklı fabrikalarda
üretilmesinden dolayı,
maliyet geliştirme
kurulunun çalışmaları
pek çok fabrikada
uygulanmaktadır. Toyota
ana modellerini her dört
yılda bir
değiştirmektedir.
1.8.1.
Ürün Planlaması
Toyotada hedef
maliyetleme, yeni bir
ürün piyasaya sunulmadan
üç yıl önce
başlamaktadır. Corolla
ve Corona gibi, her bir
ürün için bir hedef
maliyet
hesaplanmaktadır. Yeni
ürün düşüncesi ile
ilgili çalışmalar,
otomobil modelinin
tasarımından sorumlu
olan baş mühendis
tarafından yönetilen
yeni ürün kurulu
tarafından yapılır. Daha
sonra bu kurul tahmini
üretim hacmi ve
fiyatını, beklenen
piyasa koşullarına ve
yeni modelin eski modele
eklediği değerlere
bakarak, pazarlama
bölümünün de
yardımlarıyla belirler.
Hedef fiyatın
belirlenmesinde maliyet
unsuru çok küçük bir rol
oynamaktadır. Kurul
fiyat artırımlarını,
müşteriye sağlanan katma
değere bakarak belirler.
Gelecekteki üretim hacmi
planlanırken, beklenen
piyasa koşullarına göre
düzenlenen mevcut üretim
hacimleri esas alınır.
Hedef kar ise, tüm ürün
hayat döngüsünde istenen
kar oranlarına
bakılarak, uzun vadeli
karlılık analizleri
sonucunda bulunur.
Sonrasında, bu toplam
kar, birim olarak
hesaplanır. Hedef
maliyet, hedef kar ile
hedef fiyat arasındaki
fark olarak hesaplanır.
Yeni ürün düşüncesi ile
ilgili çalışmalar,
üretimden yaklaşık 36 ay
önce tamamlanır ve hedef
maliyet genellikle
üretimden 33 ay önce
belirlenir.
Hedef maliyet
hesaplanırken, aynı
zamanda tahmini maliyet
de hesaplanır. Üretilen
modellerle kıyasladıktan
sonra tasarım
değişikliklerinden
kaynaklanan maliyetleri
ekleyerek veya
çıkararak, tahmini
maliyetleri elde etmek,
muhasebeci ve
mühendislerin görevidir.
Daha sonra, tahmini ve
hedef maliyet arasında
ortaya çıkan fark, değer
mühendisliği yöntemleri
ile düşürülmektedir.
Planlama aşamasında,
ürün özellikleri, hedef
fiyat, hedef kar, hedef
maliyet ve tahmini
maliyetle ilgili
belgelerin hazırlanması
tamamlanır. Ayrıca, bu
belgelerde maliyet
azalmalarının hangi
alanlarda yapılacağı
konusunda ayrıntılar yer
alır. Maliyet düşürme
hedefleri, her bir
üretim sürecine
paylaştırılır. Planlama
aşamasından sonra, ürün
tasarımı ve geliştirmesi
aşamalarına geçilir.
1.8.2.
Ürün Tasarımı
Toyota, geliştirme
aşamasına her bir
otomobil modelinin ürün
planlamasını yapan baş
mühendisin yönettiği bir
ortak kurul oluşturarak
başlar. Bu kurulda, ürün
geliştirme, ürün
mühendisliği, satın
alma, satış ve maliyet
kontrol bölümlerinden
çalışanlar yer alır. Bu
kurul, tahmini maliyet
ile hedef maliyet
arasındaki farkı
düzenlemek için yapılan
değer mühendisliği
çalışmalarını izlemekle
görevlidir.
Kurul, ilk olarak yeni
ürünün biçimlendirilmesi
ile ilgili çalışır.
Ayrıca, katma değer
oluşturan yeni
özelliklerin maliyeti
artırıp artırmadığını da
yeniden değerlendirir.
Eğer maliyet
düzenlenmemiş ise, ürün
özellikleri düzenlenir
veya düşürülür.
Toyotada ilk örnek
ürünün geliştirilmesi,
üç aşamadan oluşan uzun
bir süreçten
geçmektedir. Her bir
örnek ürünün
geliştirilmesinden
sonraki amaç, ürün
değişikliklerinin
yapılabilirliğini test
etmek, ürün
performansını ölçmek,
tahmini ve hedef
maliyetleri
yaklaştırmaktır. Genel
olarak, ilk örnek ürün
üretimden 25 ay önce,
ikinci örnek ürün 15 ay
önce, üçüncü ve son
örnek ürün de üretimden
12 ay önce tamamlanır.
Örnek ürün geliştirme
döneminde değer
mühendisliği
kullanılmaktadır.
Değer mühendisliği
kurulu, her bir örnek
için tahmini maliyeti
düşürmek ve hedef
maliyete ulaşmakla
sorumludur. Genellikle,
metal kalıplar ikinci
örnek ürün başarıyla
üretildikten sonra
sipariş edildiğinden,
kurul bu aşamada üretim
maliyetinin hedef
maliyete kadar
düşürüleceğine emin
olmak zorundadır.
Toyota, kalıplar
geldikten sonra üretim
aşamasının
hazırlıklarına
başlamaktadır.
1.8.3.
Ön Üretim Aşaması
Ön
üretim veya üretim
hazırlığı aşaması,
üretim hatlarının
kurulması ve deneme
ürünlerinin üretilmesi
ile başlar. Toyota hedef
maliyeti, resmi olarak
üretimden az önce
hesaplar. Gerçek
kalıplar kullanılarak,
çok sayıda örnek ürün
üretilmeye başlandıktan
sonra gerçek maliyetler
kesin değere yakın
olarak tahmin
edilebilir. Eğer
tahmini maliyet hala
hedef maliyetten yüksek
ise, değer mühendisliği
bölümünün hedef maliyete
ulaşmak için, üründe
veya üretim sürecinde
gerekli değişiklikleri
yapması gerekir. Hedef
maliyete ulaşılmadan
yeni bir ürünün
üretimine başlanamaz.
1.8.4.
Üretim Aşaması
Üretimin
başlaması ile hedef
maliyetleme resmi olarak
sona ermiş olur.Hedef
maliyete, planlama ve
tasarım aşamalarında iki
defa kontrol
edildiğinden dolayı,
genellikle ulaşılır.
Üretimin başlamasıyla
maliyet takip dönemi
başlamış olur. Bu
dönemde en önemli
maliyet kontrol aracı,
standart maliyet
sistemidir. Bununla
birlikte, hedef
maliyetleme iki nedenden
dolayı önemini devam
ettirir.
Birincisi,standart
maliyet sisteminde
kullanılan standartlar,
hedef maliyet
değerleridir. İkincisi
de, ortaya çıkan ürünün
gerçek maliyetinin, yeni
üretilecek ürünlerin
maliyetinin
hesaplanmasında esas
alınacak olmasıdır. Bu
nedenle, standart
maliyet sistemi, önceden
hesaplanan hedef maliyet
değerlerine doğrudan
bağlıdır ve ileride
üretilecek yeni
ürünlerin maliyet
tahminleri için de bir
kaynak oluşturmaktadır.
(Coşkun, 2003, ss.30-32)
1.9.
Hedef
Maliyetlemenin Türk
Hazır Giyim Sektöründe
Kullanımı
Türk hazır giyim
sektörünü,rekabet ettiği
pazarlar bakımından dış
gelişmelerden daha çok
etkilenen sektörümüz
diye tanımlayan Savaş
amacını hedef
maliyetleme
uygulamalarının
başarısın etkileyen
faktörleri belirleyip
sınıflandırmak ve bu
faktörler açısından
sektörün durumunu
belirlemektir diye
açıklamaktadır.
Savaş yöntemini ,hedef
maliyetlemenin
başarısını etkileyen
faktörler bakımından
Türk hazır giyim
sektörünün durumuna
ilişkin veriler, her bir
faktör soru haline
getirilmek suretiyle
araştırma örneğine
uygulanan anket yöntemi
ile elde edilmiş; bu
çerçevede her bir hedef
maliyetleme faktörü soru
haline getirilmiş ve
örneklemi oluşturan
firmalardan bu faktörler
açısından kendilerini
değerlendirmeleri
istenmiş;değerlendirmeler,Kesinlikle
Katılmıyorum,
Katılmıyorum,
Kararsızım,
Katılıyorum ve
Kesinlikle katılıyorum
seçeneklerinden oluşan
5li likert ölçeğine
göre
gerçekleştirilmiştir
şeklinde açıklamaktadır.
Yazar bulgular bölümünde
hedef maliyetlemenin
başarısını etkileyen
faktörleri şöyle
sıralamıştır:
§
Rekabet
Çevresine İlişkin
Faktörler
§
Müşteri
Profiline İlişkin
Faktörler
§
Sektör
Profiline İlişkin
Faktörler
§
Ürün
Profiline İlişkin
Faktörler
§
Firma
Profiline İlişkin
Faktörler
Aşağıda uygulanan anket
sonuçları verilmiştir.
Sektörde başarılı
uygulamalar için tüm
faktörler bakımından
genel iyileştirme
gerekmektedir.
Sektördeki
potansiyel hedef
maliyetleme
uygulamalarını en
olumsuz yönde
etkileyecek faktörler,
Hedef maliyetleme
hakkında teorik
bilgilenme yetersizliği
ve Ürün ömrünün kısa
olmayışıdır.
Diğer yandan, en olumlu
yönde etkileyecek
faktörler, Rakiplerden
daha hızlı yeni ürün
sunma
gerekliliği,Rekabet
yoğunluğuve Üst
yönetim desteği dir.
Kararsızlık noktasına
çok yakın olan diğer
faktörler için net bir
şey söylemek güç
gözükmektedir.
Sonuç olarak hedef
maliyetlemenin
başarısını etkileyen
faktörleri şöyle
sıralayabiliriz:
Rekabetin yoğun olduğu,
yeni ürün sunmanın
gerektiği, ürün
fiyatlarının zamanla
düştüğü ve müşterilerce
belirlendiği, kaliteyi
düşük maliyette sunmanın
zorunlu olduğu
rekabetçi çevre
koşulları.
Zevk anlayışlarının
hızlı değiştiği, benzer
ürünler arasındaki farkı
tespit edebilen,yeni
ürünlerin özelliklerini
fark edip belirtebilen,
satın alma tercihlerini
başkaürünlere kolayca
yönlendirebilen,
ürünlere sadakat
göstermeyen müşteri
koşulları.
Giriş engelleri ile
korunmayan, benzer ürün
üretenlerin çok olduğu,
müşteri-firma-tedarikçi
arasında işbirliğinin
esas olduğu, tedarikçi
firma sayısının çok
olduğu sektör
koşulları.
Ömrü kısa, yapısı
kompleks, sayısı çok,
direkt maliyetlerin
ağırlıklı, üretim öncesi
maliyetlerinin fazla,
tasarım süreçlerinin
kısa, fiyatlarının
zamanla düşme eğilimi
içinde olduğu ürün
koşulları.
Teknolojinin pahalı
olduğu ve hızla
değiştiği, tedarikçi
firmalar üzerinde fiyat
belirleme gücü olan,
departmanları arasında
işbirliği tesis edip
sürdürebilen, hedef
pazarları analiz
edebilen, çalışanlarını
birden fazla işte
görevlendirebilen,
sürekli iyileştirme
kültürünün hakim olduğu,
üst yönetim desteği
sorun olmayan, hedef
maliyet yöntemi
konusunda yeterli
bilgilenmenin bulunduğu
firma koşulları.(Savaş,
2003, s.186-198)
SONUÇ
Hedef maliyetleme, ürün
hayat döngüsünün daha
ilk aşamasında ortaya
çıkan, toplam ürün
maliyetini düşürmek
amacıyla kullanılan
maliyet düşürme
yöntemidir. Hedef
maliyetler, hedef fiyat
ve karların
hesaplanmasından sonra
elde edilerek, yönetimin
kar planlarıyla ürün
maliyeti ilişkisini
birbirine bağlar.
Değişen
rekabetçi ortamda,
işletmeler maliyet
yönetimi stratejilerini
gözden geçirmek
durumunda kalmışlardır.
Maliyet yönetimi, ürün
maliyetlerini düşürmek
için, ürün hayat
döngüsünün ilk
aşamalarından işe
başlamalıdır. Hedef
maliyetleme, ürünün
doğuş aşamasından
başlayarak, ürünün
gelişim sürecini kontrol
altına almakta ve ancak
karlı ürünlerin piyasaya
sürülmesini
üstlenmektedir.
Uygulamada hedef
maliyetleme, özellikle
Japon üreticiler
tarafından yaygın bir
şekilde
kullanılmaktadır. Ancak
uygulama alanı Amerika
ve Avrupada gittikçe
yaygınlaşmaktadır.
Yöntemin başarısı,
üretim sürecinin kesikli
olması ve ürün hayat
döngüsü kısa olan
ürünlerde artmaktadır.
Bir işletme
için, ürettiği ürünlerin
kalitesini
işlevsellikten ödün
vermeden, daha hızlı
biçimde üretmesi
fiyatını artırmasıyla
mümkündür. Ancak hedef
maliyetleme, söz konusu
fiyat artışını kontrol
altında tutma, hatta
ürünün fiyatını düşürme
amacıyla, işletmenin
stratejik hedeflerine
yeni bir perspektif
sağlamaktadır. Hedef
maliyetlemede başarıya
ulaşan bir işletme için
pazar payını artırmak
daha kolaydır. Değer
mühendisliği ile
birlikte uygulanan hedef
maliyetleme, rekabet
avantajı sağlamak
isteyen firmalar için
önemli bir alternatif
sunmaktadır.
Yararlanılan Kaynaklar
Acar, Durmuş. İleri
Maliyet Yönetim
Yaklaşımı Olarak Hedef
Maliyetleme.
S.Demirel
Üniversitesi
İktisadi ve İdari
Bilimler Fakültesi
Dergisi, Sayı 3, 1998.
Aksoylu Semra ve Dursun
Yunus. Pazarda
Rekabetçi Üstünlük Aracı
Olarak Hedef
Maliyetleme.
Erciyes Üniversitesi
Sosyal Bilimler Dergisi,
Sayı 11, 2001.
Bursal Nasuhi ve Ercan
Yücel. Maliyet
Muhasebesi İlkeler ve
Uygulama. 9.Baskı.
İstanbul:
Der Yayınları, 2002.
Coşkun, Ali.
Stratejik Maliyet
Yönetimi Aracı Olarak
Hedef Maliyetleme.
Akademik
Araştırmalar Dergisi,
Sayı 15, 2003.
Doğan, Zeki. Maliyet
Yönetiminde Yeni Bir
Yaklaşım: Hedef
Maliyetleme. Atatürk
Üniversitesi İktisadi ve
İdari Bilimler Fakültesi
Dergisi, Cilt12
Sayı:1-2, 1998.
Doğan Zeki ve Hatipoğlu
Ayşegül, Hedef
Maliyetleme Yönteminin
Uygulanabilirliğine
İlişkin
Bir Araştırma.
MUFAD Muhasebe ve
Finansman Dergisi,
Sayı:21, 2004.
Erol, Mikail. Hedef
Maliyetleme ve Hedef
Maliyetlemenin Maliyet
Yönetimi Aracı Olarak
Kullanılması.
Mükellefin Dergisi
Sayı:116, 2002.
Ertaş, Fatih. Yeni ve
Dinamik Bir Maliyet
Yönetimi Aracı Olarak
Hedef Maliyetleme
Yöntemi.
Atatürk Üniversitesi
İktisadi ve İdari
Bilimler Fakültesi
Dergisi, Cilt12
Sayı:1-2, 1998.
Savaş, Orhan. Hedef
Maliyet Yönetim
Sisteminin Başarısını
Etkileyen Faktörler
Üzerine Türk
Hazır Giyim
Sektöründe Bir
Araştırma. Erciyes
Üniversitesi İktisadi ve
İdari Bilimler Fakültesi
Dergisi, Sayı 20, 2003.
Şakrak, Münir.
Maliyet Düşürme Tekniği
Olarak Hedef Maliyetleme
ve Örnek Olay Analizi.
Marmara Üniversitesi
İktisadi ve İdari
Bilimler Fakültesi
Dergisi Prof.Dr. Kenan
Erkula Armağan Cilt:XIV
Sayı:2, 1998.
Salih Polat
|